Mitolojinin Ezberi Bozuldu: Amasra’da Bulunan “Gülen Medusa” ve Sırları

Arkeoloji dünyası, genellikle toprağın altından çıkanların “bizi ne kadar şaşırttığı” ile ilgilenir. Ancak Bartın’ın incisi Amasra’da (Antik Amastris) yapılan son keşif, sadece şaşırtmadı; bildiğimiz tüm mitolojik tasvirleri de sorgulatan o keşif, Gülen Medusa Heykeli.

Bizler Medusa’yı hep İstanbul Yerebatan Sarnıcı’nın karanlık sularındaki o ters duran, ürkütücü, dili dışarıda, yılan saçlı canavar olarak tanıdık. Bakışlarıyla insanı taşa çeviren, korkulan bir figürdü.

Fakat Karadeniz’in kıyısında, 2.000 yıllık uykusundan uyanan yeni bir Medusa var. Ve bu sefer, korkutmuyor; gülümsüyor.

Bartın Üniversitesi’nin titiz çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarılan “Gülen Medusa”nın hikayesi nedir? Neden diğerlerinden farklı? Ve bu keşif neden Amasra’yı rotanıza eklemeniz için en büyük sebep? İşte detaylar.

Keşfin Hikayesi: Amastris’in Kalbinde Bir Sürpriz

Bartın’ın Amasra ilçesi, Fatih Sultan Mehmet’in şehri tepeden gördüğünde “Lala, Lala! Çeşm-i Cihan (Dünyanın Gözü) bu mu ola?” dediği kadar büyüleyici bir yerdir. Ancak bu güzellik sadece doğasında değil, toprağın altında yatan Amastris Antik Kenti’nde de saklı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bartın Üniversitesi Arkeoloji Bölümü iş birliğiyle yürütülen kazılar, ilçedeki Bedesten bölgesinde yoğunlaşmıştı. Roma dönemine ait, muhtemelen bir devlet yapısı (Gymnasium veya Stoa) olduğu düşünülen alanda, yerin metrelerce altında mimari bloklar incelenirken arkeologlar beklemedikleri bir yüzle karşılaştı.

M.S. 2. yüzyıla (Roma İmparatorluğu Dönemi) tarihlenen bu mermer blok üzerinde, saçları yılanlarla çevrili ama yüzü şaşırtıcı derecede estetik, canlı ve gülümseyen bir Medusa başı bulundu.

Gülen Medusa

Medusa Neden Gülümsüyor? : Korku Değil, İhtişam Sembolü

Bu keşfi bu kadar viral ve önemli kılan detay, Medusa’nın yüz ifadesidir.

Mitolojide ve antik mimaride “Gorgon” (Medusa ve kardeşleri) figürleri genellikle “Apotropaik” yani “kötülüğü savuşturucu” bir amaçla kullanılır. Düşman korksun, kötü ruhlar yaklaşmasın diye tapınak alınlıklarına, kalkanlara veya mezarlara “korkunç” ifadelerle işlenirler. (Didim Apollon Tapınağı’ndaki devasa Medusa başı buna en iyi örnektir).

Ancak Amasra Kazı Başkanı Prof. Dr. Fatma Bağdatlı Çam ve ekibinin ilk değerlendirmelerine göre; Amasra’daki bu Medusa farklı bir misyona sahip.

Zenginlik Göstergesi: Bu figürün bulunduğu yapı, halka açık büyük ve süslü bir yapıydı. Medusa burada korkutmak için değil, yapının mimari zenginliğini ve şehrin ihtişamını göstermek için “dekoratif” bir unsur olarak kullanılmıştı.

Barış Dönemi: M.S. 2. yüzyıl, Roma’nın “Pax Romana” (Roma Barışı) dönemine denk gelir. Şehir zengindir, savaş yoktur. Sanatçılar da bu refahı, Medusa’yı bile “güzelleştirerek” yansıtmış olabilirler.

Yerebatan Sarnıcı’ndaki Medusa, Hristiyanlaşan Roma’nın pagan inançlarını “ayaklar altına alma” veya “önemsizleştirme” çabasının bir ürünü olarak ters çevrilmişti. Amasra’daki ise pagan inancının hala güçlü ve saygın olduğu bir dönemde, bir sanat eseri olarak baş tacı edilmişti.

Medusa Kimdir? Mitolojinin En Hazin Hikayesi

Bu heykeli anlamak için Medusa’nın trajedisini hatırlamak gerekir. Medusa aslında yılan saçlı bir canavar olarak doğmamıştır. Kainatın en güzel kadınlarından biridir. O kadar güzeldir ki, Tanrı Poseidon ona aşık olur ve Athena’nın tapınağında ona sahip olur.

Tanrıça Athena, kendi tapınağında yaşanan bu olayı kıskanır ve Medusa’yı lanetler. O güzelim saçlarını yılana çevirir ve kimse yüzüne bakamasın diye, bakanı taşa çevirme laneti verir. Sonunda da Perseus tarafından başı kesilir.

Amasra’da bulunan bu “Gülen Medusa”, sanki lanetlenmeden önceki o masum ve güzel halini hatırlatan nadir bir tasvir gibidir.

Bu Eseri Nerede Görebiliriz?

Şu an için eser, Amasra Müzesi koruması altına alınmış durumda. Restorasyon ve temizlik çalışmaları tamamlandıktan sonra, Amasra Müzesi’nin en değerli parçalarından biri olarak ziyarete açılması bekleniyor.

Amasra Müzesi, zaten halihazırda Roma, Bizans, Ceneviz ve Osmanlı dönemlerine ait eşsiz eserleriyle (özellikle “Amastris Heykeli” ile) ünlüdür. Bu yeni Medusa ile birlikte müzenin ziyaretçi akınına uğraması kesin.

Amasra’ya Yolunuz Düşerse…

Bu keşfi görmek için Amasra’ya gidecekseniz, gezi listenize şunları da mutlaka ekleyin:

  1. Amasra Kalesi: UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndedir.
  2. Kemere Köprüsü: Harika bir fotoğraf noktasıdır.
  3. Çekiciler Çarşısı: Ahşap el işçiliğinin merkezidir.
  4. Amasra Salatası ve Balık: Buraya gelip de o meşhur salatayı yemeden dönmek olmaz.

Bartın Amasra’da toprağın altından çıkan o gülümseme, bize Anadolu’nun hala ne kadar büyük sırlar sakladığını hatırlatıyor. Yerebatan’ın karanlığındaki Medusa’ya inat, Amasra’nın güneşinde Medusa artık gülümsüyor.

Bu yeni keşif hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Medusa korkunç bir canavar mı, yoksa haksızlığa uğramış bir güzel mi?

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir